SAĞLIK KÖŞESİ
 
 

BÖBREĞİN GÖREVLERİ:

Böbreğin başka görevleri de olmasına karşın temel görevi idrar oluşturmakdır. Böbrek, kalp tarafından pompalanan kanı alarak glomerüllerden geçirir ve idrar oluşur. Bu idrar, tübüllerde geçerek önce böbrek içindeki toplayıcı alanlara, daha sonra da üreter yardımı ile mesaneye iner.

İdrar yapımının iki amacı vardır. Bunlarda biri vücut için zararlı (toksik) maddelerin kandan uzaklaştırılması, diğeri de içtiğimiz ya da yediğimiz gıdalarda bulunan ve ihtiyacımızı aşan suyun vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Tıp dilinde zararlı maddelerin atılması klirens, suyun atılması ise ultrafiltrasyon olarak tanımlanır.

Zararlı Maddelerin Uzaklaştırılması:
Aldığımız gıdalar normalde ağızdan alındıktan sonra mide ve barsaklardan geçerken sindirilerek yararlı maddeler haline dönüşür ve kan dolaşımına geçerek tüm vücuda dağılır. Bu yararlı maddeler vücudun farklı yerlerinde enerji temini, büyüme, doku onarımı gibi işlerde kullanılırlar ve geriye kalan artıklar zararlı maddeler haline dönüşerek tekrar kan dolaşımına verilirler. Kan dolaşımındaki bu zararlı maddeler farklı organlarca temizlenirler. Bu organlardan birisi de böbreklerdir. Böbrekler bu zararlı maddeleri alarak idrara geçirirler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Eğer böbrekler hastalanır ve böbrek yetmezliği gelişir ise bu durumda bu zararlı maddelerin kandan uzaklaştırılması işlemi bozulur. Bu zararlı maddeler kanda birikmeye başlar. Biriken bu maddeler de hastaların kendilerini kötü hissetmesine neden olur. Yine bu maddelerin kandaki miktarları çok artarsa daha şiddetli rahatsızlıklar yaratır.

 

Aşırı Suyun Atılması:
Gün boyunca gerek içtiğimiz, gerekse de sulu gıdalarla aldığımız su, mide ve bağırsaklar aracılığı ile kan dolaşımına katılır. Vücudun ihtiyacını aşan su miktarının bir kısmı böbreklerce tutularak idrarın içerisine katılır. İlerlemiş böbrek yetmezliğinde suyun vücuttan böbrekler aracılığı ile atılması güçleşir. Böylece vücutta biriken su bacaklarda şişliğe ve akciğerlerde biriken su nefes almakta güçlüğe neden olabilir.

Bu hastanın idrar çıkarabiliyor olması mutlaka böbrekte işlerin iyi gittiği anlamına gelmez. Çıkarılan idrarın zararlı maddeleri de birlikte uzaklaştıracak yoğunluğa sahip olması önemlidir. Diyalize giren pek çok hasta normal sayılabilecek miktarda idrar çıkarmaya devam eder. Ancak bu idrar genellikle düşük yoğunlukta olup zararlı maddeleri birlikte uzaklaştıracak niteliklerden yoksundur.

 

Kan basıncının (tansiyonun) kontrolü:
Böbrek tansiyon yüksekliğinin (hipertansiyon) hedef organlarından biridir, yani kontrolsüz hipertansiyon böbrekleri kötü yönde etkiler. Öte yandan böbrek hastalığının kendisi de hipertansiyona neden olur. Böbrek yetmezliği gelişirse tansiyon hemen hemen her zaman yükselir. Böbrek yetmezliği gelişen bir hastada tansiyon yüksekliğinin kontrolü, böbrek yetmezliğinin ilerleme hızını yavaşlatma açısından kritik önem taşır.

 

Kan hücrelerinin yapımının kontrolü:
Vücudun her tarafına oksijen götürmekle görevli kan hücrelerinin yapımı böbrekte yapılan bir madde aracılığı ile gerçekleşir. Bu maddeye eritropoetin adı verilir. Eritropoetin böbrekte yapıldıktan sonra kemik iliğine giderek orada kan hücrelerinin oluşumunu hızlandırır. Böbrek yetmezliği geliştiğinde böbreklerden bu maddenin yapımı azalır ve kansızlık gelişir.

 

Kemiklerin güçlü olmasına katkıda bulunma:
Kalsiyum ve fosfor kanda ve kemiklerde bulunan iki mineraldir. Vücutta bu iki mineral dengeli olarak bulunursa kemikler sağlıklı ve güçlü olur. Böbrek bu iki mineralin dengede bulunmasına katkıda bulunur. Böbrek yetmezliği hallerinde bu denge bozulur ve kemik hastalığı gelişir.