|
YEMEKLERİN HAZIRLANMASINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
Değişik yiyeceklerin besin içerikleri ve bu yiyeceklerin besin
değerlerini kaybetmeden hazırlanması hakkında bilgi sahibi
olmak çok önemlidir. Çünkü, bazı pişirme ve hazırlama
yöntemleri gıdaların besin değerinde kayıplara neden olabilir.
1. Etlerin
Yemek İçin Hazırlanması:
Etler iyi kaliteli protein kaynağıdır. Bu besinler, protein
dışında, B grubu vitaminleri, demir ve çinko bakımından da
zengindir. Etler hangi yöntemle hazırlanırsa hazırlansın,
hafif veya orta sıcaklıkta uzunca süre pişirilmelidir. Çok
yüksek sıcaklık, et proteinlerini katılaştırarak, etin suyunun
kaybına ve lezzetinin azalmasına neden olur. Ayrıca, protein
ve B 1 vitamininde de bir miktar azalma olur. Ete sıcak su
konularak düdüklü tencerede veya fırında pişirilmesi
durumunda, bu besin maddesinden en iyi şekilde
yararlanılabilinir. Etler buzlukta, yağlı kağıda sarılarak -2°C'de
birkaç hafta, -18°C 'de üç ay kadar saklanabilir. Çok miktarda
et alınmışsa önce kıyma, daha sonra parça etler
tüketilmelidir.
Proteinden zengin olan bir diğer gıda da yumurtadır. Yumurtayı
da, buzdolabında 1 -2 hafta tazeliğini yitirmeden saklamak
mümkündür. Yumurta sahanda pişirildiği zaman bir miktar yağ da
birlikte alınmış olur. Kalori kısıtlaması yapılan hastalarda
bu durum gözönünde tutulmalıdır. Haşlanmış yumurta istenildiği
kıvamda pişirilerek yenebilir, sahanda pişirmeye göre daha
sağlıklı bir yemek türüdür.
2.
Kurubaklagillerin Yemeğe Hazırlanması:
Kurubaklagillerin sindirimi zor olduğu için hazırlanması
sırasında bazı kurallara dikkat etmek gereklidir. Kırmızı
mercimek haricindeki baklagiller oda ısısındaki suda 8-10 saat
kadar ıslatılır, sonra beklediği su içerisinde pişirilir;
çünkü baklagillerdeki besin unsurları bu suya geçmiştir. Eğer
hastada potasyum kısıtlaması isteniyorsa, haşlama suyunun
dökülmesi ve pişirme sırasında tekrar sıcak su ilave edilmesi
gerekir. Ancak, baklagillerin pişirme suyu atılırsa özellikle
B grubu vitaminler ve minerallerde kayıplar artar. Sert sular
baklagillerin pişmesini güçleştirir. Pişirmeyi kolaylaştırmak
için tencereye eklenen soda, vitamin kaybına da neden
olabileceği için kullanılmamalıdır. Baklagillerin kabukları
gaz ve şişkinliğe neden olabilir. Kabukların ayıklanması
halinde gaz oluşumu da önlenir.
3.
Sebzelerin Yemek için Hazırlanması:
Sebze ve meyveler vitamin ve minerallerden zengindir.
Vitaminler içinde en dayanıksız olanı C vitaminidir. Sebze ve
meyveler kesildikten veya soyulduktan sonra C vitamininde
hemen kayıplar başlar. Sebzeler pişirileceğinde, ayıklanıp
hemen sıcakla temas ettirilirse bu kayıp önlenmiş olur. Yemek
piştikten sonra bekletilirse (özellikle de bekletme yerinin
ısısı yüksek ise) C vitaminindeki kayıp miktarı artar.
Pişirilmiş sebzeler 24 saat buzdolabında bekletildiği zaman C
vitamininde ortalama %40-80 arasında kayıp oluştuğu
görülmüştür. Yemeğin pişirme suyu atılırsa suda eriyen C
vitamini ve B grubu vitaminleriyle, minerallerdeki kayıp oranı
da artar. Ancak bu su aynı zamanda yüksek miktarda potasyum da
içermektedir. O nedenle potasyumu yüksek olan hastalar
yemeklerin suyunu dökmelidirler.
Sebze ve
meyveleri hazırlama ve pişirmede şu noktalara dikkat etmek
gerekir:
A. Köklü olanların kökü alındıktan sonra, diğerleri ise
doğrudan doğruya, önce yıkanır sonra doğranır. Doğranan sebze
ve meyve bekletilmez.
Kabuklu sebzelerde
vitaminler genellikle kabuğa en yakın yerde olduğu için, çok
ince soyulması önem taşır.
B. Doğranan sebze ve meyveler pişirilirken kaynar suya
atılır. Böylece C vitamini kaybı olmaz. Sebze ve meyve hiç bir
zaman soğuk suda pişirilmeye başlanmaz.
C. Sebze ve meyve pişirilirken yeterince su konur,
olabildiğince az süre ile pişirilir. Pişme süresinin
uzatılması halinde besin kaybı artar.
D. Sebze pişerken kesinlikle soda eklenmez.
E. Salataların sirke, limon ve yağı salata servise
çıkarken eklenir.
4. Yağların
Yemeklerde Kullanımı:
Mutfaklarda tereyağı, margarin, zeytinyağı ve diğer bitkisel
sıvı yağlar kullanılır. Yağ uzun süre yüksek ısıya maruz
kalırsa vücut için zararlı maddeler ortaya çıkar. Bu durum,
daha çok, kızartma yaparken yağın aşırı ısınması ile oluşur.
Bol yağda kızartmada bu olay daha az görülürse de, kullanılan
yağın atılmayıp tekrar ısıtılması halinde oluşan zararlı madde
miktarı da artar. Bu nedenle kızartma işlemi bittikten sonra
yağın iyice süzülmesi (artık maddelerin süzgeçle temizlenmesi
) ve bu yağın en fazla üç kez kullanılması istenir. Işık ve
madeni kaplarda yağlar çabuk bozulur, bu nedenle yağlar, cam
şişeler içinde, karanlık (ışık almayan) ve serin yerlerde
muhafaza edilmelidir.
YEMEKLERİN
YAPILMASI
Dengeli bir şekilde beslenebilmek için kişinin değişik
besinleri bir arada alması gereklidir. Bazı kimseler belli
yemekleri yememekte ısrar ederler, bir başka deyimle yemek
seçerler. Bu durum belirli besinlerin eksik alımına yol açar.
Eğitim, bazı besin ve yemeklere karşı duyulan olumsuz
davranışların zamanla değişmesinde yardımcı olur. Herhangi bir
yemeğin sık verilmesi veya aynı lezzetteki yemeklerin biraraya
gelmesi, bıkkınlık verebilir. Bunun önlenmesi için yemekler
gruplaştırılır ve öğünlerde değişik gruplardaki yemeklere yer
verilir.
Yemekler aşağıdaki şekilde gruplara ayrılır:
A. Çorbalar,
B. Et yemekleri (parça et, köfteler, etli dolmalar, etli sebze
yemekleri, kurubaklagiller ve yumurtalı yemekler),
C. Tahıl grubu yemekler (pilav, makarna, börek vb.),
D. Etsiz taze sebze yemekleri,
E. Sebze salataları ve püreleri,
F. Tatlılar.
Kural olarak yemekler
tuzsuz pişirilmeli, daha sonra gerektiği kadar tuz öğünler
sırasında ilave edilmelidir.
A.
Çorbalar:
Yemek listelerinde çorbalar, mide öz sularını harekete getirip
iştah açtıkları için ilk sırada yer alır. Çorbalara et suyu
veya etsu tabletleri ilave edilmemelidir. Çünkü et suyu,
sodyum, potasyum gibi mineraller yönünden zengindir. Eğer
çorbanın protein içeriği yükseltilmek isteniyorsa, yoğurt,
yumurta ve süt kullanılarak çorba terbiyesi yapılabilir
B. Et
Yemekleri:
Öğünlerde, çorbalardan sonra genellikle et yemekleri yenir.
Hayvandan elde edildiği yere göre, etlerin hem lezzetleri hem
de besleyici değerleri çok değişiktir.
Et seçme aşamasında, böbrek hastaları tarafından, protein
içeriğinin düşük, yağ yüzdesi ve enerjisinin yüksek olması
nedeniyle, koyun eti sığır etine tercih edilmelidir. Ancak
hayvansal kaynaklı yağların çok alınmasının istenmediği
durumlarda, tavuğun beyaz eti veya balık eti böbrek
hastalarının özellikle seçmesi gereken gıdalardır. Eğer
hastada tuz kısıtlaması yapılıyorsa, yemekler tuzsuz yapılmalı
ve sonradan üzerine belli miktarda tuz eklenmelidir.
C. Sebze
Yemekleri:
Sebzeler günlük enerji ve protein gereksinimine çok az katkıda
bulunur. Ancak vitamin ve mineraller yönünden zengindir.
Sebze ve meyvelerin bir başka işlevi de barsak faaliyetlerini
düzenlemektir. Bu nedenle günlük besinlerimiz arasında mutlaka
bir miktar sebze ve meyve bulunmalıdır. Koyu yeşil renkli
sebzeler, vitamin ve mineraller bakımından diğerlerine oranla
daha zengindir. Bu sebzeler ayrıca fazla miktarda C vitamini
de içerirler.
Sebzelerdeki vitamin ve
mineraller pişirme suyuna geçer ve sebze yemeklerinin suları
genellikle, fazla miktarda potasyum içerir. Böbrek
hastalarından potasyumu yüksek olanlar, yemeklerin suyunu bu
nedenle yememeli veya sebzeleri pişirirken haşlama sularını
dökmeli ve daha sonra diğer malzemeler ile muamele etmelidir.
|